5 Mart 2018 Pazartesi

YAZIK...

yazık oldu olanlara
düşlere, düşüncelere
yazık oldu beyin hücrelerime
düşün düşün düşün düşün düşün düşünmekten
binlercesi benimle birlikte öldü binlerce kere...
yazık oldu karaciğerime
şarap şişelerime
bira şişelerime
zaten sarhoş olmuş bünyeye
tekrar ve tekrar sarhoşluk gelsin diye...
yazık oldu gırtlağıma
sigaralarımın dumanlarına
aç karnına, kupkuru, ağrıyan bir boğazla
üst üste yakılan sigaralarıma...
yazık oldu yarıda kalan uykularıma
unutamadığım ve de hatırlamadığım
ya da görülmemiş rüyalarıma
uykusuzluktan ölüm ölüm ölürken
aklımda birden canlanınca dalamayışlarıma...
yazık oldu gözlerime
görmek istediğini göremeyen
hissettiklerini gösteremeyen
yorgun ve üzgün gözlerime...
yazık oldu ağrı kesicilerime
bilincimin altını üstüne getiren bu sancı
ilaç tedavisiyle kesilmeyince...
yazık oldu neden'lerime
acaba'larıma, galiba'larıma
belirsizlik içinde sürüm sürüm süründüren
belki'lerime, keşke'lerime...
yazık oldu dünlerime
bugünlerime belki de öbür günlerime
her gün gün yüzüne çıkan bir duyguyla
bana ait olmayan günlerime...
yazık oldu garipliklerime
aklı başındaki deliliklerime
bir şey olmadan her şeyden medet uman
gerilimlerime, tedirginliklerime...
yazık oldu şiirlerime
kalemden kağıda değil de
kafamdan içimdeki boşluğa dökülen
hiçe sayılmış sözlerime...

yazık oldu yazık olanlara...
sana bir bok olmazken
olan bana oldu...
'bi siktir git!' demeyi bile benden esirgerken
bana yazık oldu...
ne olduysa oldu
yani ne olmadıysa olmadı...
olmayınca olmuyor
olacağı buydu
iyi de oldu...

                                                       aygün kabuk