24 Ağustos 2016 Çarşamba

ZAMANSIZ SORULAR

Zaman ne zaman başlar, ne zaman biter? Zamanın ömrü nedir, varlığı ne kadar sürer? Başı ve sonu yoksa eğer, zaman ne ifade eder?

Biz mi zamanın gerisindeyiz, zaman mı bizden ileride? Tam içindeysek eğer, öncesi ve sonrası ne ifade eder? Tam zamanı yok mu bu zamanın?

Madem hayat çok kısa, zaman su gibi akıp geçiyor, o günlerin içerisindeyken niye geçmiyor lan bu günler?

Eskiden de zaman bazen çabuk, bazen yavaş geçer miydi? Tutarsız mıydı hep böyle zaman? Biz mi hızını ayarlıyoruz, yoksa zaman gayet kıvamında mı ilerliyor? İlerliyorsa eğer, nereden geliyor ve nereye doğru gidiyor? Duruyorsa eğer, bu geçen şey ne?

Zamanın ruhu hangi alemde yaşar? Çağırsak gelmez mi, biz mi yakalamak zorundayızdır hep?

Zaman unutturur mu, hatırlatır mı? Zaman neden anlık olmaz, o anla kalmaz, neden önceyi ve sonrayı etkiler?

Geçmiş ve gelecek ve de şu an, zamanın erkleri midir? Geçmiş; yasama... Şu an; yürütme... Gelecek; yargı... öyle mi? Karar veriyoruz, uyguluyoruz, sonuçlarını değerlendiriyoruz... Biz mi zamana göre yaşıyoruz, zaman mı bize göre?

Yıllardır hep bir an'ı bekliyorum ama nasıl bir an hiç bilmiyorum... Zaman benden o beklediğim zamanı saklıyor mu? 




Bensiz zaman geçer di mi? Sensiz de geçer he mi? O zaman, bu zaman kimin için geçiyor? Kendi için mi?

Şimdiki zamana, geçmiş zamana, gelecek zamana eyvallah da, geniş zaman ne ayaktır? Bunlara abilik mi eder? Ya da aslolan geniş zaman mıdır, gerisi bir anda kalır?

Neden zamana ayak uydurmaya çalışırız? Zaman ile değişen nedir, zaman neyi değiştirir, zamana ayak uydurmazsak başımıza neler gelir? Zaman insanlara çeki düzen mi verir?

Zaman her şeyin ilacıysa, hayırdır, benim ilacımın zamanı mı gelmedi hala?

Gel zaman git zaman geçiyor hep zaman, neden engel olamıyoruz? O bunu hep yapıyor, neden kimse dur demiyor? Ben ölsem de o hayatına hep devam ediyor. Benim için anlamı nedir o zaman?

Zaman mı başlı başına hep manidar? Yoksa bizim zamanlamamız mı manidar olan?

                                                                                                                                                                     aygün kabuk